Özderin Avukatlık Bürosu’nun Ceza Hukuku alanındaki çalışmaları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 235 ve 236. maddelerinde düzenlenen “İhaleye Fesat Karıştırma” ve “Edimin İfasına Fesat Karıştırma” suçları ile sınırlıdır.
Büromuz, genel ceza hukuku pratiği yürütmemekte; yalnızca kamu ihale mevzuatı ile doğrudan bağlantılı ceza soruşturma ve kovuşturmaları kapsamında faaliyet göstermektedir.
İhaleye fesat karıştırma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 235. maddesinde tahdidi olarak düzenlenmiş olup, suçun oluşabilmesi için maddede sayılan fiillerin tipikliğe uygun biçimde gerçekleşmesi gerekmektedir.
İhale süreci son derece teknik ve girift bir süreçtir. Bu nedenle:
Kanunda açıkça düzenlenmeyen fiiller suç teşkil etmez.
İhale mevzuatına aykırılık her zaman ceza hukuku sorumluluğu doğurmaz.
İdari nitelikteki hukuka aykırılıklar ile ceza hukuku anlamında suç arasındaki ayrım titizlikle yapılmalıdır.
Tipiklik unsuru, özellikle ihale sürecinde yapılan işlemlerin hukuki niteliğinin doğru değerlendirilmesi bakımından belirleyicidir.
İhaleye fesat karıştırma suçu yalnızca kasten işlenebilir.
Taksirle işlenmesi mümkün değildir.
Failin, ihalenin dürüstlüğünü ve rekabet ortamını bozma iradesiyle hareket etmesi gerekir.
Suçun maddî unsuru “fesat karıştırma” fiilidir.
Kanunda sayılan eylemler dolayısıyla somut bir zarar meydana gelmiş olması aranmaz. Suç, zarar suçu değil; düzenlenen fiillerin gerçekleştirilmesi ile tamamlanan bir suçtur.
Edimin ifasına fesat karıştırma suçu, ihale sonucunda akdedilen sözleşmenin ifası aşamasında ortaya çıkar.
Bu kapsamda;
Malın veya hizmetin sözleşmeye aykırı biçimde yerine getirilmesi,
Eksik veya farklı nitelikte teslim,
Denetim ve kabul süreçlerinin hileli biçimde yönlendirilmesi
gibi fiiller tipiklik kapsamında değerlendirilebilir.
Bu suç da yalnızca kasten işlenebilir ve ihale süreci ile sözleşme hukuku arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır.
İhaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçları ile ihale mevzuatı arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki bulunmaktadır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 59. maddesinde, taahhüt tamamlandıktan ve kabul işlemi yapılmış olsa dahi Türk Ceza Kanunu’na göre suç teşkil eden fiillerin tespiti hâlinde ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması yükümlülüğü açıkça düzenlenmiştir.
Bu düzenleme, ihale sürecine ilişkin fiillerin yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmayabileceğini; belirli şartlar altında ceza soruşturmasına konu olabileceğini ortaya koymaktadır.
Büromuzun çalışma alanı çerçevesinde aşağıdaki başlıklarda hukuki değerlendirme ve savunma hizmeti sunulmaktadır:
İhaleye fesat karıştırma (TCK 235)
Edimin ifasına fesat karıştırma (TCK 236)
İhale sürecinde resmi belgede sahtecilik iddiaları (TCK 204 bağlamında, ihale özelinde)
Görevi kötüye kullanma iddiaları (TCK 257 bağlamında, ihale işlemleriyle bağlantılı)
Kamu görevlileri yönünden ceza sorumluluğu
Yükleniciler ve alt yükleniciler yönünden ceza sorumluluğu
İhale komisyonu üyelerinin hukuki konumu
İhale yasaklama süreci ile ceza yargılaması arasındaki ilişki
Özderin Avukatlık Bürosu;
Yükleniciler,
İhale komisyonu üyeleri,
İdare personeli,
Şirket yetkilileri ve temsilcileri
aleyhine yürütülen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde hukuki yardım sağlamaktadır.
Çalışmalarımız; iddianame öncesi savunma stratejisinin belirlenmesi, teknik ihale dosyasının ceza hukuku perspektifiyle analizi, bilirkişi raporlarına itiraz, tipiklik ve kast unsurlarının değerlendirilmesi ile temyiz süreçlerini kapsamaktadır.
Büromuzun yaklaşımı;
İhale mevzuatı ile ceza hukuku arasındaki sınırın doğru çizilmesi,
İdari hukuka aykırılığın ceza sorumluluğuna otomatik olarak dönüşmediğinin ortaya konulması,
Kanunilik ve tipiklik ilkelerinin titizlikle uygulanması,
Teknik ihale dosyalarının ceza yargılaması standartlarına uygun biçimde analiz edilmesi
esaslarına dayanmaktadır.
İletişim: metinozderin.av.tr | 0312 428 03 13 | WhatsApp : 05335445522