Sahte Fatura Kullanma Suçu- Faturaların Gerçek Alım- Satıma Dayanmadığı İddiası
Karar Özeti (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.11.2022)
Sahte fatura kullanma suçunda, faturaların gerçek alım-satıma dayanıp dayanmadığının tespiti bakımından;
-
mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri,
-
teslim-tesellüm belgeleri,
-
bedellerin ödendiğini gösteren ticari teamüle uygun geçerli ödeme belgeleri,
-
ödemenin satıcının kasa veya banka hesaplarına girip girmediği,
-
faturayı düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi veya stokunun bulunup bulunmadığı
hususlarının araştırılması, gerektiğinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği;
bu araştırmalar yapılmaksızın ve deliller tartışılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme niteliğinde olduğu, ayrıca mahkûmiyet hükmünün delillerin değerlendirilmesini içermeyen gerekçeyle kurulmasının yasal ve yeterli gerekçe şartını karşılamadığı, bu nedenle hükmün bozulmasının gerektiği hakkında.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.11.2022 tarihli kararı:
“…
KARAR : Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;
1-) Yerel Mahkeme hükmünün yasal ve yeterli gerekçeyi içerip içermediği,
2-) Sanığa atılı suçun sübutu bakımından eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığı,
Hususlarının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Irmak (…) Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olan (eski unvanı: …Madeni Yağ ve Kimyevi Maddeler İmal. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.) …Boya Vernik Kimya İmal. Taş. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.nin, Yeni Sanayi Sitesi, C/3 Blok, No: 8 Yahşihan/… adresinde petrol ve petrol ürünleri satıcılığı alanında faaliyette bulunduğu, 17.09.2009 tarihinden 04.05.2011 tarihine kadar adı geçen Şirket müdürünün sanık … olduğu,
…Boya Vernik Kimya İmal. Taş. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen 21.02.2013 tarihli ve 1160/3 Sayılı vergi tekniği raporunda özetle; mükellef Şirket adına 2009 vergilendirme dönemine ilişkin verilen Ba formlarının ve mükellef Şirket mali müşavirinin ibraz ettiği defter ve belgelerin tetkiki neticesinde, mükellef Şirket’in, hakkında sahte fatura düzenleme fiili nedeniyle vergi raporu düzenlenen .Teknik Hırd. Elkt. İnş. Nakl. Tic. Ltd. Şti.den endüstriyel tiner alımı yaptığı, bu mal ve hizmet alışlarına dair düzenlenen belgelerin sentetik tiner üretimini belgelendirmeye yönelik mal ve hizmet alışlarını göstermeye yarayan sahte belgeler olduğu, 2010 vergilendirme dönemine ilişkin verilen Ba formlarına göre de, mükellef Şirket’in, hakkında sahte fatura düzenleme fiili nedeniyle vergi raporu düzenlenen . Boya Elekt. Met. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile .. Petrol Ürn. ve Kim. Mad. Yağ İth. İhr. Ltd. Şti. ve sahte belge düzenleyicisi olduğu iddiasına dayalı olarak hakkındaki vergi incelemesi devam eden .Grup Ltd. Şti.’den mal ve hizmet alımında bulunduğu, bu mal ve hizmet alışlarına dair düzenlenen faturaların sentetik tiner üretimini belgelendirmeye yönelik mal ve hizmet alışlarını göstermeye yarayan sahte belgeler olduğu, sentetik tiner üretimini belgelendirme amacı taşıyan katkı maddelerine ilişkin alış yaptığına dair bu faturaların tamamının sahte belge olduğu anlaşıldığından, mükellef kurumun gerçekte fiilen sentetik tiner üretiminde bulunmadığı, bu nedenle 2009 ve 2010 yıllarında düzenlediği faturaların da sahte belge olduğu, 2011 yılında ise . Kimya Pls. Teks. Paz. Tic. San. Ltd. Şti.den 22.900 kg White Spirit (Beyaz ispirto – inceltici) aldığı, ancak yapılan incelemede aynı yılın Şubat ayında düzenlenmiş üç adet fatura ile … D. Hırdavat isimli firmaya toplamda 70.800 kg sentetik tiner satışı yapıldığı, fakat bu faturalar mükellef kurumca kayıtlarda gösterilmediği gibi mükellef kurumun belirtilen yılda yaptığı 22.900 kg white spirit miktarından, hiçbir katkı maddesi kullanmaksızın 70.800 kg miktarında sentetik tiner üretemeyeceği anlaşılmakla bu üç faturanın fiili emtia teslimi olmayan sahte faturalar olduğu tespitlerine yer verildiği,
Belirtilen vergi inceleme raporunu dayanak alarak hazırlanan 23.02.2013 tarihli 1060/15 Sayılı vergi suçu raporuna göre; 17.09.2009 – 05.05.2011 tarihleri arasında sahte belge düzenleme ve kullanma fiilini gerçekleştiren sanık … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması kanaatine varıldığı. Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı Vergi Denetim Kurulunun 03.04.2013 tarihli yazısı ile de sanığın 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte belge düzenleme ve kullanma fiilini işlediği iddiasına dayalı mütalaanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
… Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2013 tarihli ve 1534-640 Sayılı iddianamesiyle “Yukarıda açık kimliği yazılı şüphelinin müdür ve ortağı olduğu …Madeni Yağ ve Kim. İth. İhc. San. Tic. Ltd. Şti’nin 17/09/2009 ile 05/05/2011 tarihleri arasındaki belgelerinin vergi müfettişliğince düzenlenen 23/02/2013 tarihli vergi suçu raporuna göre incelenen defter belgelerinde yakıt olarak kullanılmak amacıyla satın aldığı solvent maddesini düşük oranda ÖTV ödeyerek sentetik tiner üretimi yapıyormuş gibi sahte katkı belgeleri aldığı ve yine sahte belgeler ile satış yapılmadığı halde satış yapılıyor gibi muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyerek vergi zaiyatına neden olduğu ve şüphelinin de üzerine atılı suçu bu şekilde işlediği” anlatımına yer verilerek sanık … hakkındaki kamu davasının açıldığı, iddianamede suç tarihinin “2009-2011”, sevk maddesinin de “213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 359/b-1” biçiminde gösterildiği,
Yapılan yargılama sonucunda … 3. Asliye Ceza Mahkemesince 25.09.2013 tarih ve 274-541 sayı ile “Sanığın ortağı ve aynı zamanda müdürü olduğu …Madeni Yağ ve Kim. İth. İhc. San. Tic. Ltd. Şti.’nin iddianamede belirtilen suç tarihleri arasında yakıt olarak kullanılmak amacıyla satın aldığı solvent maddesini düşük oranda vergi ödeyerek sentetik tiner üretiminde kullanıyormuş gibi sahte katkı belgeleri aldığı ve yine sahte belgeler ile satış yapılmadığı halde satış yapılıyor gibi içeriği itibariyle yanıltıcı belge düzenleyerek vergi zaiyatına neden olduğu, bu durumunda vergi müfettişlerince rapor şeklinde tespit edildiği ve komisyon mütalasında belirtildiği, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği, iddia, sanık savunması, dosya arasında bulunan belgeler ile tüm dosya kapsamından anlaşılıp kabullenilmiştir.” şeklindeki gerekçeye yer verildikten sonra sanığın 213 Sayılı Kanun’un 359/b, TCK’nın 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verildiği,Anlaşılmaktadır.Sanık aşamalarda; o tarihlerde …Boya Vernik Kimya İmal. Taş. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.de sorumlu müdür olarak görev yaptığını, Şirketin asıl sahibinin Şirket ortaklarından …’in babası olan … olduğunu, … ile birlikte kaçakçılık suçuna ilişkin olarak … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/606 esas sayılı dosyasında hâla devam eden bir davalarının bulunduğunu, …’ın aynı zamanda Etkim Kimya Madeni Yağ Fabrikası isminde bir firmasının olduğunu ve .. Organize Sanayisi’nde faaliyet gösterdiğini, aslında …Boya Vernik Kimya İmal. Taş. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.nin işlerini de bizzat …’ın yaptığını, bu Şirketin başına kendisini müdür olarak getirenin de … olduğunu, daha önceden … ile bir alışverişinin bulunduğunu, bu alışverişten kaynaklı bir kısım alacağının olduğunu, ancak alacaklarını alamadan cezaevine girdiğini, cezaevinden çıktıktan sonra da alacaklarını kurtarmak için … ile yine ticaret yaptığını, …Boya Vernik Kimya İmal. Taş. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.deki alım satımı fiilen …’ın yaptığını, katkı maddelerini de onun aldığını, müşterileri de yine …’ın getirdiğini, kendisinin sadece faturaları düzenlediğini, gümrükten gelen bütün evrakı düzenli olarak tuttuğunu ve sonuçları muhasebeye bildirdiğini, belgeleri de. ismindeki muhasebecilerine teslim ettiklerini, her sezon sonunda üretim raporunun bir nüshasının Şirketlerinin sözleşmeli mali müşaviri tarafından muhafaza edildiğini, bir nüshasının … ilinde bulunan …Vergi Dairesine, bir nüshasının da gümrük işlerini daha doğrusu ithalatlarını yapan ve …’da bulunan gümrükçünün bağlı olduğu vergi dairesine gönderildiğini, tamamen Şirketin amacına uygun şekilde alınan solvent yüzde beş oranında katkı maddesi kullanılarak sentetik tiner yapıldığını ve faturalarda adı geçen kişi ve firmalara … tarafından bizzat satıldığını, çünkü katkı maddelerini alan kişinin ve üretilen sentetik tinerlerin müşterilerini de bulanın … olduğunu, kendisinin sadece …’ın getirmiş olduğu faturaları tanzim ettiğini, yasa dışı herhangi bir işleme tevessül etmediğini suçlamaları kabul etmediğini, suçsuz olduğunu savunmuştur.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrası; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Kararların gerekçeli olması” başlığını taşıyan 34. maddesinin birinci fıkrasında; “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dâhil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230. madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.” ,
“Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinde;
“1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a-) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b-) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c-) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d-) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.
2-) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
3-) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
4-) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir.” ,
“Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar” başlıklı 232. maddesinde ise;
“1) Hükmün başına ‘Türk Milleti adına’ verildiği yazılır.
2-) Hükmün başında;
a-) Hükmü veren mahkemenin adı,
b-) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği,
c-) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
d-) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı,
Yazılır.
3-) Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.
4-) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır.
5-) Hâkimlerden biri hükmü imza edemeyecek hâle gelirse, bunun nedeni mahkeme başkanı veya hükümde bulunan hâkimlerin en kıdemlisi tarafından hükmün altına yazılır.
6-) Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
7-) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir.”
Hükümlerine yer verilmiştir. Görüldüğü gibi, Anayasa’nın 141 ile 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının karşı oy da dâhil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olup hüküm; başlık, sorun, gerekçe ve sonuç bölümlerinden oluşmalıdır. Başlık bölümünde; hükmü veren mahkemenin, mahkeme başkanı ve üyelerin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının, zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, varsa vekillerinin ve yasal temsilcilerinin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği ile varsa müdafisinin adı, beraat kararı dışında suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, sanığın gözaltında ya da tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı belirtilmeli, “sorun” bölümünde; iddia ve savunmada ileri sürülen görüş ve düşünceler ortaya konulmalı, “gerekçe” kısmında; dosyada mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra hükme esas alınan ve reddedilen bütün deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilerek sonuç kısmında açıklanan uygulamaların dayanaklarına değinilmeli, “sonuç” ya da “hüküm” bölümünde ise CMK’nın 230 ve 232. maddeleri uyarınca aynı Kanun’un 223. maddesine göre verilen kararın ne olduğu, TCK’nın 61. ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre uygulanan kanun maddeleri ve hükmolunan ceza miktarı, yine aynı Kanun’un 53 ve devamı maddelerine göre mahkûmiyet yerine veya müeyyidenin yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbiri, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanaklar, kanun yollarına başvurma ve tazminat talep etme imkânının bulunup bulunmadığı, kanun yollarına müracaat mümkün ise kanun yolunun ne olduğu, şekli, süresi ve mercisi hiçbir tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir. Ayrıca duruşmada tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmamalı, diğer bir ifadeyle gerekçe ile sonuç (hüküm) kısmı infazda karışıklığa neden olabilecek nitelikte olmamalıdır.Diğer taraftan, ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delilerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 Sayılı CMUK, gerekse 5271 Sayılı CMK; adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkanı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konuları birlikte değerlendirildiğinde;… Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2013 tarihli ve 1534-640 Sayılı iddianamesi ile; …Boya Vernik Kimya İmal. Taş. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.nin yetkilisi olan sanık …’in, düşük oranda ÖTV ödemek için 17.09.2009 ile 05.05.2011 tarihleri arasında satın aldığı solvent maddesinden sentetik tiner üretimi yapıyormuş izlenimi yaratmak amacıyla bazı firmalardan katkı maddeleri temin edildiğine ilişkin düzenlenen sahte belgeleri alıp kullandığı ve yine satış yapmadığı hâlde satış yapmış gibi belge düzenleyerek vergi zaiyatına neden olduğundan bahisle Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan 213 Sayılı Kanun’un 359/b ve TCK’nın 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, … 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 25.09.2013 tarih ve 274-541 sayı ile; sanığın atılı suçtan 213 Sayılı Kanun’un 359/b, TCK’nın 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verildiği dosya kapsamında;…Boya Vernik Kimya İmal. Taş. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.nin yetkili müdürü olan sanığın aşamalarda; o tarihlerde …Boya Vernik Kimya İmal. Taş. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.de sorumlu müdür olarak görev yaptığını, ancak Şirketin asıl sahibinin Şirket ortaklarından …’in babası olan … olduğunu, … ile birlikte kaçakçılık suçuna ilişkin olarak … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/606 esas sayılı dosyasında hâlâ devam eden bir davalarının bulunduğunu savunması, sanığın yetkilisi olduğu adı geçen Şirket ile ilgili düzenlenen vergi raporlarında, yetkilisi olduğu dönemde Şirketin yaptığı mal ve hizmet alışlarına ilişkin kullandığı faturaları düzenleyen ve Şirket’in mal ve hizmet satışına ilişkin düzenlediği faturaları kullanan Şirketlerin bir kısmı yönünden vergi raporlarının bulunduğu, bir kısmı yönünden ise vergi raporlarının hazırlanma aşamasında olduğu bilgilerine yer verilmesine rağmen bu raporların dosya içine getirtilmemiş ve bu raporlara konu olan firma yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılmamış olması karşısında; …Boya Vernik Kimya İmal. Taş. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti.nin suç tarihlerindeki yetkilileri ile sanığın savunmasında bahsettiği …’ın tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, … ile birlikte kaçakçılık suçundan yargılandıklarını belirttiği dava dosyasının akıbeti araştırılıp dosya içerisine getirtilmesi ve ilgili evrak örneklerinin dosya içerisine alınması, Şirketin yaptığı mal ve hizmet alışlarına ilişkin kullandığı faturaları düzenleyen ve mal ve hizmet satışına ilişkin düzenlediği faturaları kullanan Şirketler hakkında vergi raporu hazırlanıp hazırlanmadığının ilgili vergi dairesinden sorulması, hazırlandığının tespiti hâlinde dosyaya intikallerinin sağlanması, sahte faturaları düzenlediği ve kullandığı iddia edilen Şirket yetkilileri hakkında sahte fatura düzenlemek/kullanmaktan dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti durumunda da dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyası arasına alınması, faturaların gerçek alım ve satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla hüküm kurulduğu,
Öte yandan, Yerel Mahkemece, hükmün gerekçe bölümünde, “Sanığın ortağı ve aynı zamanda müdürü olduğu …Madeni Yağ ve Kim. İth. İhc. San. Tic. Ltd. Şti.’nin iddianamede belirtilen suç tarihleri arasında yakıt olarak kullanılmak amacıyla satın aldığı solvent maddesini düşük oranda vergi ödeyerek sentetik tiner üretiminde kullanıyormuş gibi sahte katkı belgeleri aldığı ve yine sahte belgeler ile satış yapılmadığı hâlde satış yapılıyor gibi içeriği itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyerek vergi zaiyatına neden olduğu, bu durumunda vergi müfettişlerince rapor şeklinde tespit edildiği ve komisyon mütalasında belirtildiği, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği, iddia, sanık savunması, dosya arasında bulunan belgeler ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığı…” açıklamalarına yer verilerek CMK’nın 230. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde değinildiği üzere bir mahkûmiyet hükmünde bulunması gereken “Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi” zorunluluğuna uyulmadığı ve ayrıca 2009, 2010 ve 2011 yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından dava açılmasına rağmen hangi suçtan hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin sanığın eylemlerinin tek suç kabul edildiği, bu suretle Anayasa’mızın 141 ve CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması ve gösterilen gerekçenin de dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi gerektiği, mahkemelerce yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesinin kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacağında kuşku bulunmadığı; bu bağlamda CMK’nın 230. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde değinildiği üzere bir mahkûmiyet hükmünde bulunması gereken “Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi” zorunluluğuna uyulmadan ve hangi suçtan hüküm kurulduğu belirtilmeden kurulan hükmün, kanun koyucunun aradığı anlamda yasal ve yeterli gerekçeyi içermediği,
Kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Diğer taraftan ulaşılan sonuç karşısında, 15.04.2022 tarihinde Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 Sayılı Kanun ile 213 Sayılı Kanun’un 359. maddesinde yapılan değişikliklerin Yerel Mahkemece yapılacak yargılamada göz önünde bulundurulmasında zorunluluk bulunmaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2-) Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 8968-5872 sayılı, Yerel Mahkemece sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
3-) … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.09.2013 tarihli ve 274-541 Sayılı hükmünün, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulması ile hükmün yasal ve yeterli gerekçeyi içermemesi isabetsizliklerinden BOZULMASINA,
4-) Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 03.11.2022 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.”
Karardan Çıkan Temel İlke
Sahte fatura suçunda mahkûmiyet için yalnızca vergi inceleme raporları yeterli olmayıp; emtia teslimi ve ödeme gerçeğinin somut ticari belgelerle ortaya konulması ve tüm delillerin tartışılması gerektiği, aksi hâlde hüküm kurulamayacağı kabul edilmiştir.
Yasal Bilgilendirme
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Taşıt kiralama ihaleleri ve teknik şartname uyuşmazlıklarına ilişkin profesyonel destek için iletişime geçebilirsiniz.
Bu alanındaki diğer emsal kararlara göz atmak için internet sitemizi takip ediniz.
İletişim: metinozderin.av.tr | 0312 428 03 13 | WhatsApp : 05335445522

