
Özderin Avukatlık Bürosu, İş Hukuku çalışma alanında, özellikle işveren vekilliği ve kurumsal iş hukuku danışmanlığı ekseninde hizmet sunmaktadır. Büromuz bakımından iş hukuku, yalnızca uyuşmazlık ortaya çıktığında devreye giren bir dava alanı değildir; iş ilişkisinin kurulmasından sona ermesine, insan kaynakları politikalarının yapılandırılmasından fesih süreçlerinin yönetimine, denetim ve yaptırım risklerinden arabuluculuk ve dava takibine kadar uzanan bütüncül bir uyum ve risk yönetimi alanıdır. 4857 sayılı İş Kanunu iş sözleşmesini, iş sözleşmesi türlerini, fesih rejimini, eşit davranma ilkesini, alt işveren ilişkisini, toplu işçi çıkarma prosedürünü ve işçi özlük dosyası gibi temel yükümlülükleri düzenlemektedir; bu nedenle işveren bakımından güçlü bir iş hukuku altyapısı, insan kaynakları düzeninin hukuken savunulabilir şekilde kurulmasını gerektirir.
İşveren tarafında iş hukuku danışmanlığı, tekil uyuşmazlıkların çözümünden çok daha geniş bir alanı kapsar. Uygulamada işveren vekilliği yapan bürolar; iş sözleşmelerinin hazırlanması ve revizyonu, iç yönetmelik ve şirket politikalarının oluşturulması, insan kaynakları süreçlerinin yapılandırılması, fesih ve disiplin süreçlerinin yönetilmesi, arabuluculuk ve dava vekilliği, SGK ve idari denetim süreçleri, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, çalışan verilerinin korunması ve kurumsal etik/uyum başlıklarını birlikte ele almaktadır. Özderin Avukatlık Bürosu da iş hukuku çalışma alanını bu bütünlük içinde değerlendirmekte; işverenin yalnızca bugünkü uyuşmazlığını değil, yarın karşılaşabileceği hukuki riskleri de gözeten bir yaklaşım benimsemektedir.
İşveren bakımından en değerli hukuki destek, uyuşmazlık çıktıktan sonra değil; uyuşmazlığın doğmasını önleyecek sistem kurulurken alınan destektir. Bu nedenle iş hukuku çalışma alanındaki önceliğimiz; işe alım, görev tanımı, ücret ve yan haklar, deneme süresi, çalışma modeli, performans ölçütleri, savunma ve disiplin mekanizmaları, izin ve mesai kayıtları ile fesih senaryolarını en baştan hukuken dayanıklı hale getirmektir. İşveren vekilliği yapan büroların da özellikle proaktif süreç yönetimi, insan kaynakları politikaları ve belge düzeni üzerinde durması, bu alanın özünde önleyici hukuk niteliği taşıdığını göstermektedir.
İş sözleşmesinin doğru kurulması, işveren lehine en temel koruma katmanıdır. 4857 sayılı Kanun iş sözleşmesini tanımlamakta; belirli süreli sözleşmelerin ancak objektif koşullara bağlı olarak ve esaslı neden bulunmadıkça zincirleme şekilde kurulamamasını düzenlemektedir. Bu nedenle her pozisyon için aynı tip sözleşmenin kullanılması yerine; görevin niteliğine, ücret yapısına, kıdemli yönetici olup olmamasına, prim sistemine, rekabet ve gizlilik ihtiyacına göre farklılaştırılmış sözleşme kurguları kurulmalıdır. Uygulamada işveren vekilliği yapan bürolar da iş ve hizmet sözleşmelerinin hazırlanması, gözden geçirilmesi ve müzakeresini temel hizmet başlıkları arasında saymaktadır.
İşverenin risk alanı çoğu zaman sözleşmenin imzalanmasıyla bitmez; asıl sorun günlük uygulamada ortaya çıkar. 4857 sayılı Kanun uyarınca işveren her işçi için özlük dosyası düzenlemek ve gerekli belge ve kayıtları saklamakla yükümlüdür; ayrıca eşit davranma ilkesine aykırı uygulamalar işveren açısından tazminat riski doğurabilir. Bu nedenle iç yönetmelikler, performans kriterleri, disiplin prosedürleri, savunma alma usulleri, izin ve mesai kayıt sistemi, puantaj ve bordro düzeni ile görev tanımlarının yazılı ve tutarlı olması gerekir. İşveren odaklı danışmanlık veren büroların iç politika, insan kaynakları rehberliği ve performans-disiplin yapısını ayrıca öne çıkarması da bu ihtiyacı doğrulamaktadır.
İş hukukunda işveren bakımından en hassas alanlardan biri fesih sürecidir. Yanlış gerekçeyle, eksik belgeyle ya da hatalı usulle yürütülen fesihler; işe iade, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, izin, ayrımcılık veya kötü niyet iddialarıyla birleşerek ciddi uyuşmazlık maliyetleri doğurabilmektedir. Bu nedenle Özderin Avukatlık Bürosu, feshi tek günlük işlem olarak değil; feshe götüren kayıtların, savunma ve ihtar süreçlerinin, performans veya davranış temelli değerlendirmelerin ve son yazılı bildirimin birlikte yönetildiği bir süreç olarak ele almaktadır. İşveren vekilliği yapan büroların da en yoğun vurgu yaptığı başlıklar arasında fesih, işe iade, tazminat ve arabuluculuk süreçleri yer almaktadır.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu nedenle arabuluculuk, işveren bakımından yalnızca zorunlu bir ön basamak değil; belgelerin, tekliflerin ve protokol dilinin stratejik şekilde yönetildiği önemli bir savunma alanıdır. Özderin Avukatlık Bürosu, arabuluculuk başvurularının ilk değerlendirilmesinden toplantı hazırlığına, sulh metinlerinin kurulmasından dava aşamasına geçilmesi halinde savunma zemininin hazırlanmasına kadar işveren vekilliği hizmeti sunmaktadır.
İşverenler bakımından risk yalnızca mahkeme salonunda doğmaz; SGK, iş müfettişi ve diğer idari denetim süreçleri de önemli sonuçlar yaratır. Özellikle özlük dosyası, çalışma süreleri, işyeri kayıtları, alt işverenlik ilişkileri, bildirim yükümlülükleri, toplu işçi çıkarma prosedürü ve iş sağlığı güvenliği belgeleri yönünden eksiklikler idari yaptırımlara ve sonraki davalarda ispat zafiyetine yol açabilir. Bu nedenle iş hukukunda savunma yalnızca uyuşmazlığa cevap vermek değil; denetim öncesi hazırlık, belge kontrolü ve savunma dosyası oluşturulmasını da kapsar. İşveren tarafında çalışan büroların SGK, fesih ve denetim süreçlerini özellikle öne çıkarması da güncel uygulamanın bu yönde geliştiğini göstermektedir.
İş hukuku çalışma alanı, klasik işçi alacağı ve işe iade davalarıyla sınırlı değildir. Güncel uygulamada işverenlerin en çok karşılaştığı risk alanları arasında alt işverenlik ve muvazaa iddiaları, geçici iş ilişkileri, uzaktan çalışma, çalışan verilerinin korunması, iç soruşturmalar, ayrımcılık ve taciz şikâyetleri, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ile üst düzey çalışanlara ilişkin rekabet ve gizlilik başlıkları bulunmaktadır. Bu nedenle işveren vekilliği, bugün salt dava takibi değil; kurumsal uyum, denetim hazırlığı ve iç mekanizma kurulumu gerektiren çok katmanlı bir hizmet alanına dönüşmüştür.
4857 sayılı Kanun asıl işveren-alt işveren ilişkisini tanımlamakta; bu ilişkide asıl işverenin alt işveren işçilerine karşı belirli yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu düzenlemektedir. Aynı Kanun geçici iş ilişkisinin yazılı şekilde ve belirli sürelerle kurulmasını, toplu işçi çıkarma halinde bildirim ve görüşme yükümlülüklerini ve belirli koşullarda yeniden işe çağırma önceliğini de öngörmektedir. Bu nedenle özellikle çok şubeli, proje bazlı veya dış kaynak kullanan şirketlerde alt işverenlik kurgusunun, geçici görevlendirmelerin ve toplu küçülme süreçlerinin baştan hukuken yapılandırılması gerekir.
Uzaktan Çalışma Yönetmeliği, 4857 sayılı Kanun’un 14. maddesi çerçevesinde uzaktan çalışmanın usul ve esaslarını; verilerin korunması ve paylaşılmasına ilişkin işletme kurallarını da kapsayacak şekilde düzenlemektedir. Öte yandan KVKK kararları, özellikle işten çıkarma ve çalışan verilerinin işlenmesi süreçlerinde işverenin aydınlatma, ölçülülük ve hukuka uygunluk yükümlülüklerini ihmal etmesinin ayrıca risk doğurduğunu göstermektedir. Bu nedenle uzaktan erişim, kamera, e-posta, cihaz ve performans verileri ile fesih sürecinde elde edilen çalışan verilerinin işlenmesi; insan kaynakları pratiği ile veri koruma disiplininin birlikte yönetilmesini gerektirir.
Güncel kurumsal uygulamada, işyeri içi şikâyetler, etik ihlaller, taciz veya ayrımcılık iddiaları, çıkar çatışması ve bilgi güvenliği ihlalleri bakımından iç soruşturmalar giderek daha önemli hale gelmiştir. Türkiye’de işyeri iç soruşturmalarını tek başına düzenleyen özel bir kanun bulunmamakla birlikte, 4857 sayılı Kanun’dan kaynaklanan genel ilkeler, veri koruma kuralları ve şirket içi politika metinleri bu süreçlerde belirleyici rol oynar. İşveren odaklı çalışan uluslararası ve yerel büroların disiplin süreçleri, şirket politikaları, etik/uyum soruşturmaları ve taciz-ayrımcılık şikâyetlerini ayrı başlık olarak işlemesi de bu alanın artık işveren vekilliğinin güncel bir parçası olduğunu göstermektedir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işyerlerinde sağlık ve güvenliğin sağlanması ve mevcut şartların iyileştirilmesi amacıyla işveren ve çalışanların görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektedir. Bu çerçevede risk değerlendirmesi, eğitim, kayıt, denetim ve organizasyon yükümlülükleri yalnızca idari sonuç doğurmaz; iş kazası ve meslek hastalığı iddialarında tazminat ve sorumluluk rejimini de doğrudan etkiler. Bu nedenle işveren vekilliğinde İSG başlığı, sadece kaza sonrasında savunma kurmakla değil; süreçlerin baştan mevzuata uygun hale getirilmesiyle anlam kazanır.
Özderin Avukatlık Bürosu, iş hukuku dosyalarını yalnızca yargısal uyuşmazlık olarak değerlendirmemektedir. Çalışma yöntemimiz; önce iş ilişkisinin yapısını ve işverenin operasyonel ihtiyaçlarını anlamak, ardından risk alanlarını belirlemek, sonrasında ise belge düzenini, sözleşme altyapısını, insan kaynakları kararlarını ve fesih senaryolarını hukuken savunulabilir hale getirmek üzerine kuruludur. Gerektiğinde alanında uzman kişi ve kurumlarla işbirliği içinde; şirketin büyüklüğüne, sektörüne, personel yapısına ve geçmiş uyuşmazlık tecrübesine uygun, olaya özgü yöntem ve stratejiler geliştirilmektedir. İşveren vekilliğinde asıl hedefimiz, işverenin yalnızca dava kazanmasına değil; daha baştan daha az uyuşmazlık üreten, daha düzenli ve daha öngörülebilir bir çalışma düzeni kurmasına katkı sunmaktır.
Özderin Avukatlık Bürosu, iş hukuku çalışma alanına giren sözleşme, insan kaynakları, disiplin, fesih, arabuluculuk, SGK ve denetim süreçleri ile işveren vekilliği gerektiren diğer uyuşmazlık ve başvuru aşamalarında müvekkillerine hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır. Somut olayınıza uygun hukuki değerlendirmenin yapılması, işveren risklerinin tespit edilmesi ve sürecin dikkatle yönetilmesi için ayrıntılı bilgi almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.
0312 428 03 13 | WhatsApp: 0533 544 55 22 | metinozderin.av.tr
Adres: Tunalı Hilmi Caddesi No: 109/11 Çankaya / Ankara

