
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru; idari makamlar, yerel mahkemeler veya yüksek yargı mercileri tarafından kamu gücü kullanılarak temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kişilerin ve kurumların başvurabileceği olağanüstü ve en üst düzey iç hukuk yoludur. Doktrinde anayasa şikayeti olarak da adlandırılan bu mekanizma, idarenin veya yargının anayasal düzeydeki ihlallerini denetleyen spesifik ve hayati bir yoldur. Özderin Avukatlık Bürosu olarak, özellikle idare hukuku, kamu ihale süreçleri ve vergi hukuku alanlarında karşılaşılan hak ihlallerine karşı bu olağanüstü kanun yolunu akademik bir titizlikle işletmekteyiz.
Önemle vurgulamak isteriz ki; Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süreci, basit bir temyiz veya istinaf mantığıyla yürütülemez. 6216 sayılı Kanun ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ile belirlenen son derece katı şekil ve usul kurallarına tabidir. Bu yola başvurabilmek için öncelikle ihlale neden olan idari veya yargısal işleme karşı olağan iç hukuk yollarının tamamının (İstinaf, Danıştay veya Yargıtay süreçleri) tüketilmiş ve kesinleşmiş bir karar elde edilmiş olması mutlak bir zorunluluktur.
Süreçteki en kritik ve telafisi imkansız unsur ise başvuru süresidir. İç hukuk yollarının tüketildiği nihai kararın başvurucuya veya vekiline tebliğ edilmesinden itibaren tam 30 günlük hak düşürücü süre içinde başvurunun eksiksiz yapılması şarttır. Başvuru formunun şekil şartlarına uymaması, iddiaların anayasal temellere oturtulmaması veya sürenin kaçırılması, dosyanın esasa girilmeden doğrudan usulden reddedilmesine (kabul edilemezlik kararı) yol açar. Bu katı yapı, sürecin mutlaka uzman bir AYM başvuru avukatı aracılığıyla ve profesyonelce takip edilmesini zorunlu kılar.
Bireysel başvuru yolu yalnızca gerçek kişilere değil; aynı zamanda ticari faaliyetleri, mülkiyet hakları veya adil yargılanma hakları ihlal edilen özel hukuk tüzel kişilerine (şirketler, anonim ve limited ortaklıklar, vakıflar) de tanınmıştır. Özellikle şirketlerin kamu ihalelerinden haksız yere yasaklanması, fahiş vergi cezalarına maruz kalması veya idari yaptırımlarla ticari itibarlarının zedelenmesi durumlarında anayasa şikayeti şirketler için en güçlü hukuki koruma kalkanıdır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Anayasa’nın ortak koruma alanına giren temel hak ihlallerinde, her dosyayı emsal Yüksek Mahkeme içtihatları ışığında ele alıyoruz. Özderin Avukatlık Bürosu olarak kurumsal şirketler ve bireyler adına Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığımız başlıca anayasal hak ihlali alanları şunlardır:
Özderin Avukatlık Bürosu, dosyayı hazırlarken ihlalin anayasal nitelendirmesini büyük bir hassasiyetle yapar. Süreci sadece iç mevzuatla değil, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) emsal kararları ile destekler ve idarenin haksız eylemi ile müvekkilimizin uğradığı somut ticari/şahsi zarar arasındaki illiyet bağını net bir şekilde kurar.
Dosyayı Yüksek Mahkeme’ye taşırken yetkin bir AYM başvuru avukatı olarak nihai hedefimiz; kararın bozularak yeniden yargılama (iade-i muhakeme) yapılmasını sağlamak, idarenin ihlalinden doğan yapısal sorunu çözmek ve müvekkilimizin zararlarının giderilmesi için maddi/manevi tazminat hükmedilmesini sağlamaktır. Anayasal güvenceler, usul kurallarında disiplinli ve içtihatlarda tecrübeli bir hukuki ekiple anlam kazanır. 30 günlük kesin hak düşürücü süreyi kaçırmamak ve geri dönülemez hak kayıpları yaşamamak için büromuzla ivedilikle iletişime geçebilir, kurumsal hak arama sürecinizi başlatabilirsiniz.

