İhalelere Katılma Yasağı Getiren Düzenlemelerin Dar Yorumlanması Gerektiği Hakkında
İhaleye katılma yasağı, isteklilerin kamu ihalelerine erişimini sınırlandıran ve önemli hukuki sonuçlar doğuran istisnai bir düzenlemedir. Bu nedenle 4734 sayılı Kanun’da sayılan yasaklılık hâllerinin dar yorumlanması; Kanun’da bulunmayan yeni katılım engellerinin varsayım, benzerlik veya genişletici yorum yoluyla oluşturulmaması gerekir. Şirketlerin geçmişte iş ortaklığı yapması, aynı reel IP adresinden yararlanması, aynı taşınmazın farklı bölümlerinde faaliyet göstermesi veya elektronik posta adreslerinde birbirlerinin unvanlarına yer vermesi; ortaklık ya da yönetim ilişkisi bulunmadıkça tek başına ihale dışı bırakılmayı haklı kılmaz. Kanunilik ilkesi, idarenin ticari hayatta olağan şekilde ortaya çıkabilecek bağlantıları somut yasal koşullardan bağımsız biçimde yasaklılık nedeni olarak kabul etmesine engel olur.
Karar Özeti :
Şirketler arasında ortaklık, yönetim ilişkisi veya kanunda belirtilen diğer bağlantılar bulunmadığı halde, aynı IP adresinin kullanılması, aynı taşınmazda faaliyet gösterilmesi ve elektronik posta adreslerinde birbirlerinin unvanlarına yer verilmesi gibi hususlara dayanılarak teklifin değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğu iddiası,
4734 sayılı Kanun’un 11. maddesinde ihaleye katılamayacak olanların sınırlı olarak sayıldığı ve ihalelere katılma yasağı getiren düzenlemelerin dar yorumlanması gerektiği,
İhalelere katılmaktan yasaklılık halinin yorum yoluyla genişletilemeyeceği ve kanunda öngörülmeyen nedenlerle isteklilerin ihale dışı bırakılamayacağı,
Şirketler arasında ortaklık veya yönetim ilişkisi bulunmadığı sürece, ticari hayatın gereği olarak ortaya çıkabilecek olay ve olguların tek başına 4734 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği hakkında.
Danıştay 13. Dairesi’nin 16.12.2025 tarihli kararı:
“…4734 sayılı Kanun’un 11. maddesinde, ihale konusu işin danışmanlık hizmetlerini yapan yüklenicilerin işin ihalesine katılamayacağı, aynı şekilde, ihale konusu işin yüklenicilerinin de o işin danışmanlık hizmeti ihalelerine katılamayacağı, bu yasakların, bunların ortaklık ve yönetim ilişkisi olan şirketleri ile bu şirketlerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri için de geçerli olduğu kurala bağlanmış olup, maddede ihaleye katılamayacak olanların tahdidi olarak sayıldığı, ihalelere katılmayı sınırlandıran söz konusu kuralın dar yorumlanması gerektiği ve yorum yoluyla ihaleye katılmaktan yoksunluk halinin de ihdas edilemeyeceği açıktır.
Yukarıda aktarılanlar ışığında uyuşmazlık incelendiğinde, dava konusu yapım işi ihalesinde projenin hazırlanmasına esas mühendislik ve mimarlık işlerinin temini amacıyla E… şirketi ile hizmet alımı sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu hizmetin alt yüklenici olarak A… tarafından gerçekleştirildiği, A… ise ihaleye teklif vermediği, davacı A… şirketlerinin ticaret sicil bilgileri incelendiğinde, her ikisinin de ortak ve yöneticilerinin farklı olduğu, iki şirket arasında ortaklık ve yöneticilik çakışmasının bulunmadığı, nitekim bu durumun davalı idare tarafından da kabul edildiği,
ayrıca davacı A… şirketlerinin bir dönem yaptıkları iş ortaklığı dolayısıyla aynı IP adresini kullanmalarının ticari hayatın gereği olduğu, kaldı ki ortak kullanıldığı belirtilen IP adreslerinden biri vasıtasıyla davacının dava konusu ihaleye teklif vermediği, şirketlerin aynı taşınmazın farklı bölümlerinde faaliyet göstermesi ve mail adreslerinde birbirlerinin unvan bilgilerine yer vermeleri gibi dava konusu işlemin tesisine yol açan diğer gerekçelerin ise söz konusu maddede sayılan hallerden hiçbirisi kapsamına girmediği,
kanunilik ilkesi gereği, idari tedbirlere ilişkin olarak genişletici yorum yapılamayacağı dikkate alındığında, 4734 sayılı Kanun’un 11. maddesine aykırı bir eylem ve davranışları bulunmadığı halde davacının özel ortak olarak yer aldığı K…-A… iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir…” gerekçeleriyle mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Yasal Bilgilendirme
Kamu İhale Kanunu ve ikincil mevzuatı; kamu idarelerinin ihtiyaçlarının değişmesi, uygulamada yeni hukuki sorunların ortaya çıkması veya kamu kurum ve kuruluşlarının kendi özel mevzuatlarına göre alım yapma zorunluluğunun doğması gibi nedenlerle sık değişen bir mevzuat alanıdır.
Yargı mercileri tarafından verilen kararlar, ihale tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ile uyuşmazlık konusu ihalelerin kesinleşen ihale dokümanları esas alınarak verilmektedir. Bu nedenle söz konusu kararların emsal karar olarak uygulanıp uygulanamayacağı her somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Kamu ihale hukuku alanında kapsamlı değerlendirme ve benzer içtihat örnekleri için Özderin Avukatlık Bürosu Kamu İhale Departmanı ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu alandaki diğer emsal karar ve değerlendirmeleri incelemek için internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Kamu ihale hukuku alanındaki güncel gelişmeler ve emsal kararlar için metinozderin.av.tr internet sitemizi takip edebilirsiniz.
📞 İletişim metinozderin.av.tr | 0312 428 03 13 | WhatsApp: 0533 544 55 22

