İhale Dokümanında Belirsiz Maliyet Unsurları Kararı

İhale Dokümanında Belirsiz Maliyet Unsurları Kararı

 İhale Dokümanında Belirsiz Maliyet Unsurlarının Yer Alması – İsteklilerin Sağlıklı Teklif Hazırlamasını Engelleyen Düzenlemelerin Hukuka Aykırılığı

Giriş :

İsteklilerin gerçekçi ve rekabetçi teklif verebilmesi, ihale konusu işin kapsamı ile maliyetlerinin önceden hesaplanabilir olmasına bağlıdır. İfa yeri, merkez sayısı, kapasite, nakliye mesafesi ve personel ihtiyacı belirlenmeden ihale kapsamına alınan hizmetler, belirsiz maliyet unsurları meydana getirir. Sınırları önceden çizilmeyen bu hizmetlerin sonradan iş artışı kapsamında karşılanacağının belirtilmesi, ihale dokümanındaki belirsizliği tek başına ortadan kaldırmaz. Dokümanın açık, somut, ölçülebilir ve bütün istekliler yönünden eşit şekilde teklif hazırlanmasına elverişli olması gerekir.

Karar Özeti :

İhale dokümanında, yeni açılacak merkezlere ilişkin yer, kapasite ve maliyet unsurlarının belirsiz bırakılmasının teklif hazırlamayı imkansız hale getirdiği iddiası,

Sözleşme süresi içerisinde nerede, kaç adet ve hangi şartlarda açılacağı belli olmayan merkezlere yönelik hizmetlerin ihale kapsamına dahil edilmesinin, istekliler açısından öngörülemez maliyet ve risk doğurduğu ve işbu hususun sonradan iş artışı kapsamında değerlendirilemeyeceği,

İhale dokümanında açık, ölçülebilir ve somut şekilde belirlenmeyen hizmet kapsamının 4734 sayılı Kanun’un saydamlık, rekabet, eşit muamele ve güvenilirlik ilkelerine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle belirsizliğe dayalı düzenlemeye ilişkin itirazın kabul edilmesi gerektiği hakkında.

Ankara 23. İdare Mahkemesinin 15.05.2026 tarihli kararı:

            “…Davacının yeni açılacak merkezlerdeki maliyet belirsizliğine ilişkin iddiası yönünden dava dosyasının incelenmesinden;

Davacı tarafından, teknik şartnamenin 6.2 ve 7.6’ncı maddelerinde idarenin talebi üzerine İstanbul il sınırları içerisinde yeni açılacak çocuk etkinlik merkezlerine de yemek ve personel istihdamı sağlanacağı ve bunun için ek ücret ödenmeyeceği yönünde getirilen düzenlemenin, ihalede ek maliyet doğurucu bir unsur olduğu, açılacak yerlerin neresi olduğu, büyüklüğü ve maliyetinin belirsiz olması sebebiyle isteklilerce sağlıklı bir maliyet hesabı yapılmasını imkânsız kıldığı iddia edilmektedir.

4734 sayılı Kamu Ihalı Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; idarelerin bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu hüküm altına alınmış olup, bu ilkelerin hayata geçirilebilmesinin en temel şartı, ihaleye çıkılan işin miktarının, ifa yerinin, sınırlarının ve yükleniciye yüklenecek olan külfetlerin ihale dokümanında hiçbir tereddüde, belirsizliğe veya yoruma mahal bırakmayacak açıklıkta, somut ve ölçülebilir nitelikte belirlenmiş olmasıdır.

İsteklilerin ihale konusu ise yönelik gerçekçi, rasyonel ve rekabetçi teklifler sunabilmeleri, ancak katlanacakları maliyetleri objektif veriler üzerinden hesaplayabilmeleri ile mümkündür.

Uyuşmazlık konusu ihaleye ait Teknik Şartname’nin “Hizmetin ifa yeri ve miktarı” başlıklı 6’ncı maddesinde, idare tarafından talep edilmesi halinde İstanbul il sınırları içerisinde hangi ilçede açılırsa açılsın “yeni açılacak” Çocuk Etkinlik Merkezlerine de mevcut birim fiyatlar üzerinden ve kendi günlük sayı toplamını geçmemek üzere yemek ve personel hizmeti sunulacağı kurala bağlanmış ise de; İstanbul ilinin iki kıtadan oluşan coğrafi büyüklüğü, ilçeler arası mesafelerin uzaklığı,

trafik yoğunluğu ve lojistik zorluklar gibi nesnel faktörler göz önüne alındığında; sözleşme süresi içerisinde tam olarak nerede, hangi fiziki şartlarda, hangi büyüklükte ve kaç adet yeni merkezin açılacağının başlangıçta belirli olmamasının, bu merkezlere yapılacak günlük sıcak ve soğuk yemek sevkiyatının nakliye maliyetleri ile buralarda görevlendirilecek ilave servis personelinin doğuracağı işçilik ve ulaşım maliyetlerinin istekliler tarafından önceden somut verilerle ve isabetli bir biçimde hesaplanmasını imkânsız hale getirdiği açıktır.

Her ne kadar davalı idare tarafından, ileride açılacak yeni merkezlere sunulacak hizmetlerin mevzuatta yer alan “iş artısı” müessesesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve yeni merkezlerin de aynı sözleşme bedeli sınırları içerisinde karşılanacağı savunulmuş ise de; Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Mal ve hizmet alımlarında iş artısı ve iş eksilişi” başlıklı 26. maddesinde, 4735 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesine atıfla birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımları sözleşmelerinde sözleşme bedelinin % 20’sine kadar iş artısı yapılabilmesi için, ilave işin “sözleşmeye esas proje içinde kalması” ve “idareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği açıkça kurala bağlanmıştır.

İhale dokümanında yer alan ve sözleşme süresi içerisinde İstanbul’un herhangi bir ilçesinde, niteliği ve kapasitesi bilinmeksizin açılabilecek yeni merkezlere hizmet sunulmasını öngören ucu açık düzenlemenin, önceden sınırları ve kapsamı net olarak çizilmiş bir asıl proje dâhilinde değerlendirilemeyeceği; ihale aşamasında nerede açılacağı belirli dahi olmayan yeni etkinlik merkezlerine yemek tedariki ve personel istihdamı sağlanmasının asıl işin mecburi bir devamı veya teknik olarak ayrılamaz bir parçası sayılamayacağı, dolayısıyla idarenin bu talebinin Tebliğ’de istisnai olarak düzenlenen “sözleşmeye esas proje içinde kalma” ve “asıl isten ayrılamama” şartlarını taşımayan baslı başına müstakil bir iş mahiyetinde olduğu görülmektedir.

Bu itibarla; ihale dokümanının hazırlık ve teklif verme aşamasında ifa yeri, coğrafi konumu ve fiziki şartları hiçbir surette bilinmeyen lokasyonların peşinen hizmet kapsamına dâhil edilmesinin isteklilerin maliyet hesaplamalarında yarattığı asli muğlaklığın uygulanma şartları oluşmayan iş artışı müessesesi dayanak gösterilerek hukuka uygun hale getirilemeyeceği, dokümanda yaratılan bu belirsizliğin isteklilerin katlanacağı riski öngörülemez bir boyuta taşıyarak 4734 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde amir olan saydamlık, güvenilirlik, eşit muamele ve ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması ilkelerini alenen zedelediği anlaşıldığından; davacının bu yöndeki itirazen şikâyet iddiasının esasının kabul edilmesi gerekirken, anılan iddianın reddi yolunda tesis edilen dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının bu kısmının açıkça hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu işlemin kamuya hizmet alımına ilişkin ihale sürecine ilişkin olması ve uygulanmaya devam edilmesi halinde ihale iş ve işlemlerine devam edilerek nihai ihale kararı alınacağı dikkate alındığında davacının telafisi güç zararlara uğrayabileceği de açıktır.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin davacının itirazen şikâyet başvurusunda yer alan 1., 3., 4., 5. ve 6. iddialarının reddine ilişkin kısmı bakımından 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27’nci maddesinin ikinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varıldığından bu kısım bakımından YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, dava konusu işlemin davacının 2. iddiasının (yeni açılacak merkezlerdeki maliyet belirsizliğine yönelik iddiasının) reddine ilişkin kısmı bakımından ise; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teminat alınmaksızın YÜRÜTÜLMESİNİN DURDURULMASINA …” şeklinde gerekçe belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.”

Yasal Bilgilendirme

Kamu İhale Kanunu ve ikincil mevzuatı; kamu idarelerinin ihtiyaçlarının değişmesi, uygulamada yeni hukuki sorunların ortaya çıkması veya kamu kurum ve kuruluşlarının kendi özel mevzuatlarına göre alım yapma zorunluluğunun doğması gibi nedenlerle sık değişen bir mevzuat alanıdır.

Yargı mercileri tarafından verilen kararlar, ihale tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ile uyuşmazlık konusu ihalelerin kesinleşen ihale dokümanları esas alınarak verilmektedir. Bu nedenle söz konusu kararların emsal karar olarak uygulanıp uygulanamayacağı her somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Kamu ihale hukuku alanında kapsamlı değerlendirme ve benzer içtihat örnekleri için Özderin Avukatlık Bürosu Kamu İhale Departmanı ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu alandaki diğer emsal karar ve değerlendirmeleri incelemek için internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Kamu ihale hukuku alanındaki güncel gelişmeler ve emsal kararlar için metinozderin.av.tr internet sitemizi takip edebilirsiniz.

📞 İletişim metinozderin.av.tr | 0312 428 03 13 |  WhatsApp: 0533 544 55 22

Paylaş:

Emsal Kararlar

Yeni Eklenenler

Sosyal Medyada Biz

Özderin Avukatlık Bürosu
error: Özderin Avukatlık Bürosu - Ankara - Uzman Kadromuza ulaşmak için lütfen arayınız ! 0312 428 03 13