Ceza Yargılamasında Gizli Ses Kaydı Ve Hukuka Uygun Delil Sorunu
Ceza yargılamasında gizli ses kaydı, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayabilecek nitelikte olsa da her durumda hukuka uygun delil olarak kabul edilmez. Ceza muhakemesinde hükme esas alınacak delilin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi gerekirken, kişilerin özel hayatının ve haberleşme alanının korunması da anayasal bir güvence oluşturmaktadır. Bu nedenle bir konuşmanın tarafı olan kişinin kayıt yapması; olayın aniden gelişmesi, kendisine karşı işlenmekte olan bir suçun bulunması, başka türlü delil elde etme imkânının olmaması ve yetkili makamlara başvuru fırsatının bulunmaması gibi istisnai koşullar çerçevesinde değerlendirilir.
Buna karşılık önceden planlanan bir görüşmenin geçmişte gerçekleştiği ileri sürülen bir olayı kanıtlamak veya karşı tarafı belirli açıklamalar yapmaya yönlendirmek amacıyla kaydedilmesi hâlinde gizli ses kaydı, hukuka aykırı delil niteliği taşıyabilir. Yargıtay kararında da delil elde etme amacı ile özel hayatın gizliliğinin korunması arasındaki menfaat dengesi incelenerek, planlı biçimde gerçekleştirilen kaydın hükme esas alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Kaydın içeriğinin gerçeği ortaya koymaya elverişli olması da tek başına yeterli değildir; elde edilme biçiminin hukuka uygunluğu, kaydı yapan kişinin amacı ve başvurulabilecek başka delil yollarının bulunup bulunmadığı birlikte incelenmelidir.
Karar Özeti :
Yargıtay, gizli ses kaydı ve hukuka uygun delil değerlendirmesinde şu hususları öne çıkarmıştır:
- Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçu, ani gelişen ve başka türlü kanıtlama imkânı bulunmayan bir durumda kaydetmesi istisnai olarak hukuka uygun kabul edilebilir.
- Geçmişte gerçekleştiği ileri sürülen bir olayı kanıtlamak amacıyla ertesi gün yeniden görüşme yapılması ve konuşmanın önceden planlanarak kaydedilmesi, ani gelişen durum kapsamında değildir.
- Delil elde etme menfaati ile özel hayatın gizliliğinin korunması karşılaştırıldığında, somut olayda özel hayatın korunmasına ilişkin menfaatin üstün tutulması gerekit.
Yargıtay 18. Dairesinin 18.12.2017 Tarihli kararı:
“Yargılamaya konu olayda; katılan, 05/02/2012 tarihinde sanığın kendisine hitaben “şerefsizsin, karaktersiz bir insansın” demek sureti ile hakaret ettiğini beyan etmektedir. Ancak suçun işlendiği bu tarihte suçla ilgili herhangi bir yasal başvuru yapmak yerine ertesi gün olan 06/02/2012 tarihinde sanığın yanına tekrar giderek onun bilgisi haricinde önceden görüşmeyi kayıt altına almaya başlamıştır.
Sanığa 06/02/2012 tarihli görüşme içeriğinde henüz sanığın bir hakaret söylemi yokken “abi sen bana neden karaktersiz diyorsun ki?” demek sureti ile onun kendisine tekrar hakaret etmesi durumunda bunu kayda almayı amaçlamıştır. Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkânının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğu itiraza konu edilen kararımızda da belirtilmiştir.
Oysa burada kişiler arasındaki görüşmenin ani gelişen bir durum olmadığı, katılanın amacının bir gün öncesinde sanığın kendisine hakaret ettiği iddiasını delillendirmek olduğu, ihlal edilen menfaat ile korunan menfaat dengesinde, sanığın özel hayatının gizliliğinin ve hayatının gizli alanının korunması hakkının ağır basan menfaat olduğu dolayısıyla Mahkeme tarafından hükme esas alınan görüşme kaydının hukuka uygun bir delil olmadığından hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır.
IV- KARAR Dairemizin 02/10/2017 tarih ve 2015/38551 esas, 2017/10072 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 18/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi…”
Yasal Bilgilendirme
Mevzuat hükümleri, ikincil düzenlemeler ve yargısal içtihatlar zaman içerisinde değişebilmektedir. Yargı mercileri tarafından verilen kararlar; karar tarihindeki mevzuat, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları esas alınarak verilmektedir.
Bu nedenle internet sitemizde yayımlanan karar, açıklama ve değerlendirmelerin başka bir uyuşmazlıkta doğrudan emsal olarak uygulanıp uygulanamayacağı somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Sitedeki içerikler genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir.
Somut uyuşmazlığınız hakkında kapsamlı hukuki değerlendirme ve benzer içtihat incelemesi için Özderin Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz. Güncel hukuki gelişmeleri, emsal kararları ve diğer değerlendirmelerimizi incelemek için metinozderin.av.tr internet sitemizi takip edebilirsiniz.
📞 İletişim metinozderin.av.tr | 0312 428 03 13 | WhatsApp: 0533 544 55 22

