Haksız Kötüleme- Müşterilere Yazı Gönderilmesi

Haksız Kötüleme- Müşterilere Yazı Gönderilmesi

Haksız Kötüleme- Müşterilere Yazı Gönderilmesi

Güncel ticari yaşamda rakip firmalar hakkında müşterilere gönderilen açıklamalar, ihtarlar veya bilgilendirme yazıları çoğu zaman haksız rekabet uyuşmazlıklarına konu olmaktadır. Özellikle rakip ürünleri “taklit”, “kalitesiz” veya “sahte” şeklinde nitelendiren açıklamalar, Türk Ticaret Kanunu kapsamında hukuki sorumluluk doğurabilmektedir.

Aşağıda yer verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı; şirketin iş yaptığı müşteri çevresine gönderilen ve malları kötüleyen yazıların hangi şartlarda haksız rekabet sayılacağına ilişkin önemli değerlendirmeler içermektedir. Kararda ayrıca, haksız rekabet nedeniyle kimlerin aktif husumet ehliyetine sahip olduğu da ele alınmıştır.

Karar Özeti :

Şirketin İş Yaptığı Müşteri Çevresine Şirket Mallarını Kötüleyen Yazı Gönderilmesinin Haksız Rekabet Teşkil Edeceği Hakkında.

Şirketin iş yaptığı müşteri çevresine şirketin ürettiği malları kötüleyen yazının gönderilmesinin haksız rekabet teşkil edeceğinin kabulü gerektiği,

Haksız rekabet eyleminin şirket aleyhine gerçekleştirildiğinden diğer davacı gerçek kişiler yönünden haksız rekabete dayalı maddi manevi tazminat taleplerinin husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği hakkında :

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27.04.2017 tarihli kararı :


“…1- ) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve deli lerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve TTK 63. madde hükmü gereğince davalının davaya konu haksız rekabet eyleminin suç oluşturmasına ve bu eylem yönünden ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına göre, taraf veki lerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.


2- ) Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Davacılar vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının iki sebeple müvekki lerini zarara uğrattığı ileri sürülmüştür. Bunlardan ilki, davalının kendisine ait tesci li “…” markası ile davacıların tescilsiz olarak kulandığı “…” markasının, “…” etken maddesinden türetilen ibareler olduğunu, dolayısıyla 556 Sayılı KHK’nın 7 /1-c maddesi anlamında cins ve vasıf bildirdiğinden, kendi markasının tecrit maddesi üretimine dair ticaret alanında korunamayacağını bildiği halde, adli makamlara davacı gerçek kişiler hakkında suç duyurusunda bulunup, davacıların mallarına el konulmasına ve bozulmasına neden olduğu iddiasına ilişkindir.

Dava dilekçesinde belirtilen ikinci neden ise davalının 28.11.2000 tarihli ve “Sayın Baylar” ibaresiyle başlayan yazıyı, davacıların da iş yaptığı müşteri çevresine göndererek, davacıların ürettiği malları kötülemesidir. Gerçekten de anılan yazıda davalı, kendi firmalarınca 65 yıldır üretilen “…” ve “…” isimli ürünlerin bazı firmalarca “ucuz” ürünlerle taklit edildiğini, bazı firmaların daha da ileri giderek ürünlerini, davalının markasına çok benzeyen “…” veya “…” gibi isimlerle satmaya başladığını, ekteki toplatma zabıtlarının da bunun son örneği olduğunu, zor duruma düşülmemesi için “taklit” ürünlerin satılmaması gerektiğini bildirmiş, bu yazıya davalı … Ltd. Şti’ne ait “…” isimli ürünü ile ilgili toplatma tutanağını da eklemiştir. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları da mal satmak için gittikleri müşterilerin, davacı şirket aleyhine “malarınız kötüymüş, sahtekarlık yapmışsınız” dediklerini bildirmiştir.

Dairemizin 2011/6640 Esas 2013/8807 Karar sayılı bozma ilamında, davalının ilk eylemi yönünden davalının tescilli markasının bulunduğu ve bu markanın hükümsüz kılınmadığı sürece korunması gerektiği, dolayısıyla davalının tescilli markasının korunması amacıyla yasal yolara başvurması eylemi, anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında kaldığından, bu eylemin haksız olduğunun söylenemeyeceği, kaldı ki davacıların ürettiği malların toplatılmasına neden olan kararı da davalının değil, yargı makamlarının verdiği belirtilerek mahkemece davalının anılan eyleminin haksız olduğu kabul edilerek, bu eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat hesabı yapılmasının doğru olmadığı belirtilmiştir.

Davalının ikinci eylemi yönünden ise, davalının anılan yazıyı, davacı şirketin iş yaptığı çevrelere göndermesinin, davacı şirket aleyhine TTK’nın 56 vd. maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil edeceğinin açık olduğu, dolayısıyla mahkemenin davacı şirket yönünden davalının bu yazısı sebebiyle haksız rekabetin gerçekleştiğine dair kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı vurgulanmıştır.


Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre, haksız rekabet eyleminin sadece davacı şirket aleyhine gerçekleştirildiği kabul edilerek diğer davacı gerçek kişiler yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, anılan şahıslar yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne dair hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.


3- ) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin faizin türüne ve başlangıç tarihine, davalı vekilinin ise vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir…”

Yasal Bilgilendirme

Yargı mercileri tarafından verilen kararlar, ihale tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ile uyuşmazlık konusu ihalelerin kesinleşen ihale dokümanları esas alınarak verilmektedir. Bu nedenle söz konusu kararların emsal karar olarak uygulanıp uygulanamayacağı her somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Kamu ihale hukuku alanında kapsamlı değerlendirme ve benzer içtihat örnekleri için Özderin Avukatlık Bürosu Ticaret Hukuku  Departmanı ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu alandaki diğer emsal karar ve değerlendirmeleri incelemek için internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındaki güncel gelişmeler ve emsal kararlar için metinozderin.av.tr internet sitemizi takip edebilirsiniz.

📞 İletişim metinozderin.av.tr | 0312 428 03 13 |  WhatsApp: 0533 544 55 22

Paylaş:

Emsal Kararlar

Yeni Eklenenler

Sosyal Medyada Biz

Özderin Avukatlık Bürosu
error: Özderin Avukatlık Bürosu - Ankara - Uzman Kadromuza ulaşmak için lütfen arayınız ! 0312 428 03 13