Giriş:
EKAPa Kayıt Zorunluluğu, bu kararın merkezindeki temel hukuki tartışmadır. Danıştay 13. Dairesi, halka açık ortaklık statüsündeki istekliler bakımından pay defteri, yönetim kurulu kararı ve yönetim kurulu karar defterinin EKAP’a sunulup sunulmayacağını sermaye piyasası mevzuatı ile ihale hukuku kuralları birlikte değerlendirerek incelemiştir. Kararda, nama yazılı payların devri için yönetim kurulu kararı alınmasının gerekli olmadığı durumlarda, buna bağlı olarak yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımlarının EKAP’a kaydının istenmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu yönüyle karar, halka açık şirketlerin ortaklık yapısına ilişkin belgelerinin ihale sürecinde nasıl değerlendirileceği konusunda önemli bir sınır çizmektedir.
Karar Özeti :
Halka açık şirketlerin paylarının kayden izlendiği,
Nama yazılı payların devri için yönetim kurulu kararı alınmasının gerekli olmadığı durumlarda, istekliler tarafından yönetim kurulu kararı alınmasının ve yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımlarının EKAP’a kaydının istenmesinin hukuki dayanağı bulunmadığı,
Halka açık ortaklık statüsündeki isteklinin pay defteri ile birlikte pay defterine dayanak teşkil eden yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımlarını sunmasının gerekip gerekmediğine ilişkin değerlendirme yapılmaksızın teklifin değerlendirme dışı bırakılmasında hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
Danıştay 13. Dairesi’nin 14.10.2025 tarihli kararı:
“… SPK’nın 19/02/2025 tarihli yazısında … Bu itibarla, nama yazılı payların borsada devri halinde MKK’nın bildirimi üzerine, borsa dışında devri halinde devralanın Şirkete başvuruda bulunması üzerine- Şirket Esas Sözleşmesinde red nedenlerinin bulunmadığı ve TTK’nın 493. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarındaki red nedenlerinin de somut olayda gerçekleşmediği varsayımı altında- pay defterine kayıt yapılmasının mümkün olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
SPK’nın söz konusu görüşüne göre, halka açık şirketlerin, borsada işlem görsün görmesin tüm paylarının kayden izlendiği, kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde MKK’ya yapılan bildirim tarihinin esas alınacağı, kanuni veya esas sözleşmesel bir devir sınırlamasının bulunmaması halinde, şirket tarafından pay devrinin onaylanmasına ilişkin olarak yönetim kurulu kararı alınmasına gerek bulunmadığı,
halka açık ortaklıklar için pay defterinin tutulması uygulamasına devam edilmekle birlikte, pay sahipliğinin ortaklığa ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından MKK kayıtlarının esas olduğu, pay defterinin güncellenmesi sorununa kaydi sistem içinde 6362 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile getirilen çözüm doğrultusunda pay defterinin güncellenmesi zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, ilgili mevzuatı bakımından nama yazılı payların devri için yönetim kurulu kararı alınmasının gerekli olmadığı durumlarda, istekliler tarafından yönetim kurulu kararı alınmasının ve yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımlarının EKAP’a kaydının istenmesinin hukuki dayanağı ortadan kalkacağından halka açık ortaklık statüsündeki davacı şirketin, pay defteri ile birlikte pay defterine dayanak teşkil eden yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımlarını sunmasının gerekip gerekmediğine ilişkin olarak, söz konusu görüş yazısında belirtildiği üzere;
TTK’nın 493. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında yer verilen red sebeplerinin somut olayda bulunup bulunmadığı araştırılarak karar verilmesi gerekirken, alınan görüşün aksine, borsada işlem gören şirketlerin nama yazılı paylarının TTK’nın pay devrinin pay defterine kaydına ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması yönünde tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.”
Yasal Bilgilendirme
Kamu İhale Kanunu ve ikincil mevzuatı; kamu idarelerinin ihtiyaçlarının değişmesi, uygulamada yeni hukuki sorunların ortaya çıkması veya kamu kurum ve kuruluşlarının kendi özel mevzuatlarına göre alım yapma zorunluluğunun doğması gibi nedenlerle sık değişen bir mevzuat alanıdır.
Yargı mercileri tarafından verilen kararlar, ihale tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ile uyuşmazlık konusu ihalelerin kesinleşen ihale dokümanları esas alınarak verilmektedir. Bu nedenle söz konusu kararların emsal karar olarak uygulanıp uygulanamayacağı her somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Kamu ihale hukuku alanında kapsamlı değerlendirme ve benzer içtihat örnekleri için Özderin Avukatlık Bürosu – Kamu İhale Hukuku Departmanı ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu alandaki diğer emsal karar ve değerlendirmeleri incelemek için internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Kamu ihale hukuku alanındaki güncel gelişmeler ve emsal kararlar için metinozderin.av.tr internet sitemizi takip edebilirsiniz.
📞 İletişim metinozderin.av.tr | 0312 428 03 13 | WhatsApp: 0533 544 55 22

