Doğru Olmayan Haber Ve Yorumla Faaliyet Ve Markanın Kötülenmesi
Doğru olmayan haber, yorum veya yayın yoluyla bir şirketin faaliyetlerinin ya da markasının kötülenmesi, ticari itibar üzerinde doğrudan sonuç doğurabilir. Özellikle ortada kesinleşmiş ve belgelenmiş bir suç bulunmadığı halde, kamuoyunda böyle bir izlenim oluşturulması haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. Aşağıdaki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı, basın özgürlüğü ile haksız rekabet arasındaki sınırın belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu hali ile doğruluğu belgelenmeyen iddialarla yayın yapılması, yanlış veya yanıltıcı haber niteliği taşıyabilecek , doğru olmayan haber ve yorumla şirket faaliyeti ile markanın kötülenmesi haksız rekabet oluşturabilecek , haberde kullanılan açıklamalar ve fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, belirli kişi veya şirkete gönderme yapıldığı kabul edilebilecektir.
Karar Özeti :
İddiaların doğru olduğunu gösteren belgeler bulunmaksızın ortada kesinleşmiş belgelenmiş bir suç varmış izlenimi uyandırılarak gazetede yayınlanan haberin yanlış veya yanıltıcı nitelikte olduğu,
Doğru olmayan haber ve yorumla faaliyet-markanın kötülenmesi eyleminin haksız rekabet teşkil edeceği,
Haberde yapılan açıklamalar ile haberde kullanılan şirket yöneticisi fotoğraf ile birlikte haberin belli bir kişiye gönderme yaptığının açık olduğu,
6102 Sayılı TTK m. 54 vd. öngörülen haksız rekabetin oluştuğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hakkında,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16.02.2021 tarih ve 2020/266 Esas, 2021/1250 Karar sayılı ilamı:
“…Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, televizyon yayıncısı olan müvekkillerinin aynı zamanda … isimli web adresinde yayın yapan İnternet sitesinin ve “…” markasının sahibi olduğunu, davalının yayınladığı … Gazetesi ile ücretsiz olarak dağıtımı yapılan “…” isimli mevkutenin nüshasında “…” web adresinde 21.05.2015 tarihinde yayımlanan müvekkili şirkete ait “…”deki şarkıcılar için sahte tıklama yapıldığı yolundaki haberlerin müvekkilinin itibarını zedelediğini ve bu durumun TTK’nın 54 . vd. maddeleri gereğince haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat isteminde bulunmuş,
davalı … vekili, müvekkilinin davacı şirketlere atfen bir cümle sarf etmediğini, kişisel olarak ve sektörün geneli ile ilgili yorumlarda bulunduğunu, ileri sürerek diğer davalı … Gazete Yapım ve Tic. A.Ş. vekili ise haberde kullanılan ifadelerin gazetecilik sanatı gereği haberin okuyuculuğunu artırmak ve sorgulama-eleştiri yapma amacıyla kullanılmış basın özgürlüğü sınırlarında kalan ifadeler olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalı …’nın doğrudan bir sanatçıyı, kurumu ve veya markayı suçladığının görülmediği, diğer davalı medya kuruluşunun da yayınladığı haberde doğrudan davacıları suçlar bir yazı yazmadığı, dava dışı … sitesinde yer almış olan ifadelerin iddia olduğunu da belirterek haber yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak Mahkemece alınan 11.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı … Gazete Yapım ve Tic. A.Ş.’nin sahibi olduğu gazetede yayınlanmış haberin içeriğinde ortada kesinleşmiş belgelenmiş bir suç varmış izlenimi uyandırıldığı, buna rağmen dava konusu olayla ilgili iddiaların doğru olduğunu gösteren bir belgenin de dosyada mevcut olmadığı, dolayısıyla yayınlanmış haberin yanlış veya yanıltıcı olduğu, davalı …’nın da yaptığı açıklamalar ve ayrıca haberde kullanılan
davalı şirketin yöneticisine ait fotoğrafta birlikte değerlendirildiğinde yapılan haberin ve açıklamaların …’ye gönderme yaptığı, bu durumda doğru olmayan haber ve yorumla davacı şirketlerin faaliyet ve markalarının kötülendiği, bu sebeple 6102 Sayılı TTK m. 54 vd. öngörülen haksız rekabetin oluştuğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporunun aksine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozmayı gerektirmiştir…”
Yasal Bilgilendirme
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay, yayın içeriği, kullanılan ifadeler, hedef alınan kişi veya şirket ve delil durumu bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargı mercileri tarafından verilen kararlar, karar tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ile uyuşmazlık konusu iş esas alınarak verilmektedir. Bu nedenle söz konusu kararların emsal karar olarak uygulanıp uygulanamayacağı her somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Kamu ihale hukuku alanında kapsamlı değerlendirme ve benzer içtihat örnekleri için Özderin Avukatlık Bürosu Ticaret Hukuku Departmanı ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu alandaki diğer emsal karar ve değerlendirmeleri incelemek için internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Ticaret ve Şirketler Hukuku alanındaki güncel gelişmeler ve emsal kararlar için metinozderin.av.tr internet sitemizi takip edebilirsiniz.
📞 İletişim metinozderin.av.tr | 0312 428 03 13 | WhatsApp: 0533 544 55 22

